İnsan Kaynakları Yönetimi

İnsan Kaynakları Yönetimi

12 Mart 2019 0 Yazar: Lider Atlası

Endüstri devriminden itibaren artan bir hızla gelişmeye devam eden teknoloji, pek çok büyük ve karmaşık işin kolay bir biçimde ve çok daha kısa sürelerde gerçekleşmesini sağlamıştır. Söz konusu olan bu büyük işlerin gerçekleştirilmesinde tek aktör gelişen teknoloji değil. Teknoloji ile birlikte emeğin daha yoğun bir biçimde bu süreçlerde yer alması başka bir ifade ile işbirliğinin çok daha geniş biçimde gerçekleştirilmesi ile mümkün olabilmiştir. Birbirinden oldukça farklı özelliklere sahip olan insanları aynı hedef etrafında toplayabilmek kadar bu hedeflerin gerçekleştirilmesi için insanları harekete geçirebilmek de çok kolay bir iş değildir. Zaman içerisinde emeğin yapısında ve niteliğinde meydana gelen değişikliklerin sonucunda işçi sınıfının ortaya çıkmıştır. Aynı şekilde iş yerinin ve iş güvenliğinin sağlanması, birbirinden çok farklı işleri yapan kişilerin motivasyonu, iş için uygun personelin temini ve benzeri sorunlarla karşı karşıya kalınmıştır.

​​1980’lere kadar sosyal ve yasal açıdan kayda değer gelişmeler gösteren personel yönetimine, rekabetin hızlı bir artış göstermesiyle birlikte bu tarihten itibaren yeni açıdan yaklaşılması gerekmiştir. Özellikle benzer teknolojiye ve yapıya sahip şirketlerin farklı düzeyde performans sergilemeleri yöneticileri ve araştırmacıları bu farklılığa neyin sebep olabileceğini anlamaya yöneltmiştir. Aradaki bu farkın insan faktörünün eseri olduğunun anlaşılmasıyla birlikte üretimde fark oluşturan faktör olarak insan kaynağı terimi literatüre girmiştir. Doğal olarak bu yeni yaklaşım personel yönetimi konusuna ayrı bir yön kazandırmış ve çok sayıda araştırmacıyı bu yeni anlayış ekseninde incelemelerde bulunmaya yöneltmiştir. Bunun sonucu olarak da günümüze kadar insan kaynakları yönetimi ile ilgili oldukça zengin bir literatür oluşmuştur.

İnsan kaynakları yönetimi; genel bir ifade ile örgütün amaçları çerçevesinde ihtiyaç duyulan insan kaynağının örgüte kazandırılması ve bu kaynaktan en uygun biçime faydalanılması amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemlerin bütünü olarak tanımlanabilir. Bu bakımdan insan kaynakları yönetiminin en temel amacı, örgütsel hedefleri gerçekleştirebilmek için insan kaynağının katkısının mümkün olan en üst seviyede olmasını sağlamaktır. İnsan kaynakları yönetiminin diğer bir amacı da çalışanların hem örgüt düzeyinde hem de yapılan işle ilgili olarak memnuniyetlerini üst seviyelerde tutabilmektedir. Açıklanan bu amaçların gerçekleştirilebilmesi için çeşitli uygulamalar gerçekleştirmektedir. İlerleyen bölümlerde incelenecek olan bu uygulamalar günümüzde profesyonel iş yaşamında aktif olarak kullanılmaktadır. Hem çalışanı hem de örgütleri karşılıklı olarak korumaya çalışan bu uygulamalar sayesinde bugün devasa işlerden, şehir nüfusundan kalabalık olmasına karşın değer paylaşımını ve koordinasyonu sağlayabilmiş dev şirketlerin varlığından söz etmek mümkündür. Günümüzde İnsan kaynakları yönetiminin önemi profesyonel iş dünyası tarafından takdir görmüş olmasına rağmen insan kaynakları yaklaşımın pek çok kesim tarafından yeteri kadar dikkate alınmadığını da ifade etmek gerekir.