Duygusal Zeka ve Liderlik

Duygusal Zeka ve Liderlik

2 Aralık 2019 0 Yazar: Lider Atlası

Liderlik araştırmaları sayısız araştırmacı tarafından çok yönlü olarak sürdürülmektedir. Bu araştırmaların büyük kısmının çalışanların motivasyonlarını, çalışma azimlerini, iş performanslarını, örgüte duydukları aidiyet hissini nihayetinde örgütün başarısını artırmaya yönelik olduğunu söylemek mümkündür. Farklı yönlerden incelenmesi gereken bu hususlarda önemli farklar sağlayacağı düşünülen bir kavram olarak önerilen duygusal zeka, liderlik araştırmalarında önemli bir yere sahiptir.

Öncelikle duygusal zeka nedir? sorusuna kısaca cevap vermek gerekirse; kişinin kendi duygularını ve etkileşimde bulunduğu kişilerin duygularını doğru biçimde tanımlayabilme, duygulardan uygun şekilde istifade edebilme ve gerektiğinde duyguları düzenleyebilme yeteneği olarak açıklanabilir.

Duygusal zeka konusundaki yetkinlik akademik başarı sağlamada etkili görülmemekte ancak diğer kişilerle kurulacak iletişimde son derece önemlidir. Başka bir ifade ile duygusal zeka, bilişsel zekadan farklı yetkinliklere işaret etmektedir. Duygusal zekanın esas odak noktası bireyin duygulardan yola çıkarak kendisini ve diğer kişileri daha doğru biçimde anlayabilmesi ve duyguları düzenleyebilmesidir. Bu bakımdan duygusal zeka yetkinliklerinin kişiye, kuracağı sosyal ilişkilerde önemli avantajlar sağlayacağı söylenebilir.

Kişinin kendi duygularını tanımlaması çok mu zor? Bunun üzerinde biraz düşündüğümüzde aslında duygularımızı tanımlamak konusunda herkesin farklı düzeyde yetkinliğe sahip olduğunu söyleyebiliriz. Bazen nefret ile kızgınlık birbirine karışabilir veya pişmanlık ile üzüntü. Mutlu olduğumuzda hissettiğimiz duygunun heyecan mı yoksa ümit mi olduğuna karar vermek çoğu zaman kolay olmayabilir.

Peki duyguların ayrımını yapabilmek kişiye nasıl bir yetkinlik kazandırabilir? Farklı duygu durumlarında hissettiklerimizin, yapmak istediklerimizin, eğer başa çıkılması gereken olumsuz bir durum ise başa çıkma için yapılabileceklerin neler olabileceğini düşünür ve kararlarımızı buna göre şekillendirecek olursak yanlış veya acele karar vermenin olumsuz sonuçlarını önleyebiliriz. Duygusal zeka ile ilgili daha ayrıntılı açıklamalar için duygusal zeka sayfasını ziyaret edin!

Duygusal zeka kişinin duygulardan yola çıkarak kendisini ve çevresindekileri daha iyi anlamasını sağlar. Dolayısıyla farklı insanlarla etkileşimde bulunmak durumunda olan liderler için duygusal zeka yetkinliklerinin önemi daha da belirgin bir hal almaktadır. Liderlerin sürekli göz önünde bulundukları, atacakları her adımın takipçileri tarafından gözlendiği söylenebilir. Lider, farklı koşullar altında karşılaştığı olaylara duygusal tepkiler verdiğinde bu duygularını tanımlama ve düzenleme konusunda özen sahibi ise başarı şansının artacağı inkar edilemez. Örneğin planlanan durumdan ciddi bir sapmanın tespiti halinde kızgınlıkla aklına gelen her biçimde bağıran, çevresindeki kişileri inciten bir lider olmaktansa durumu kontrol altına almaya ve sapmayı düzeltmeye odaklanan bir lider olmaya çalışmak daha olumlu sonuçlar alınmasını sağlayacaktır. Başka bir örnek vermek gerekirse; liderin işlerin yoluna gitmesinden duyduğu aşırı memnuniyet ve mutlulukla çalışanlara aslında gerçekleştirmekte çok zorlanacağı taahhütlerde bulunması da istenmeyen sonuçların doğmasına neden olabilir. Bunun yerine bu konuda karar vermeyi ertelemesi konusunda kendisine telkinde bulunması daha uygun bir tercih olacaktır.

Çinli bir savaşçı ve filozof olan Sun Tzu, asırlar öncesinde yazdığı Savaş Sanatı isimli, bilgi ve tecrübesini paylaştığı eserinde “Saflarını bozmak için öfkeyi kullan!” şeklinde bir ifadeye yer vermektedir. Bu ifade daha sonra Du Mu tarafından “Askeri önderlik sinirliyse, onları öfkelendirmelisin -böylece sabırsızlanacak ve esas stratejilerini unutacaklardır” şeklinde yorumlanarak açıklanmıştır. Sun Tzu’nun ifadesi liderlikte duygulardan istifade edilebileceğini ve yine liderin öfkesine hakim olamadığında tüm stratejisinin bozulacağını vurgulamaktadır.

Liderin duygu durumunda değişimlere neden olacak olaylar karşısında vereceği kararların ve atacağı adımların üzerinde daha özenle düşünmesi gerektiği görülebilir.

Duygusal zeka konusundaki yetkinliği, lidere, diğer kişilerin duygu durumları ile ilgili olarak isabetli değerlendirmeler yapma fırsatı da sunmaktadır. Böylece liderin, takipçilerini daha iyi anlaması başka bir ifade ile empati yapabilmesi mümkün olacaktır. Takipçilerin motivasyonu için lidere büyük bir görev düşmektedir. Bu motivasyonun sağlanması için de öncelikle takipçilerin duygu durumlarını doğru biçimde anlamak gerekmektedir. Daha sonra ise takipçilerin duygu durumlarının gerektiği gibi düzenlenmesi mümkün olacaktır. Lider, takipçilerini gerektiğinde teskin edebilmeli, üzüntülerini paylaşabilmeli, korku, panik veya endişelerini gidermelerine yardımcı olmalı ve onlara güven telkin etmelidir. Bu kapsamda lider, olumsuz duygu durumu içinde olan takipçilere moral kaynağı olabilecek sözler söylemeli, onlara ümit aşılamalı, karşılaşılan sorunların geçici olduğunu ve bu sorunlarla başa çıkmada yalnız olmadıklarını hissettirmelidir. Tüm bunları gerçekleştirebilmek için liderin duygusal zeka konusunda yetkinliklerinin yeterli düzeyde olması gerekmektedir.

Görüldüğü üzere kişiye sosyal ilişkilerinde önemli avantajlar sağlayabilen duygusal zeka kavramı liderlik konusunda ağırlığını daha da hissettirmektedir. Esasında liderin yönetim becerilerini geliştirmenin yollarından biri duygusal zeka yetkinliklerini geliştirmeye çalışmak olmalıdır.

Bu noktada duygusal zekanın geliştirilebilir olduğunu da ifade etmekte fayda var. Çeşitli eğitim programları, seminerler ve çalışmalar duygusal zeka konusundaki yetkinliklerin artırılmasını sağlayabilir. Ayrıca deneyim de duygusal zekanın gelişimi konusunda önemli bir role sahiptir.

Aslında duygusal zekayı hiç anmadan düzenlenen stresle başa çıkma, öfke kontrolü eğitimi, empati eğitimi gibi eğitimler duygusal zeka yetkinliklerini geliştirmeye yönelik eğitim programlarıdır.

Sonuç olarak liderin farklı duygu durumlarında doğru kararlar verebilmesi ve takipçileri motive ederek örgütü başarıya ulaştırabilmesi duygusal zeka konusundaki yetkinlikleri ile doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle liderlik becerilerini geliştirmek isteyen yöneticilerin öncelikle odaklanması gereken konu duygusal zekadan başkası değildir.

Aşağıdaki videoda duygusal zeka konusunda önemli çalışmaları bulunan Psikoloji Profesörü Daniel Goleman‘ın duygusal zeka ve liderlik konusundaki söyleşisini Türkçe altyazılı olarak izleyebilirsiniz.