Örgütsel Davranış Alanında Çeşitli Yaklaşımlar

Örgütsel Davranış Alanında Çeşitli Yaklaşımlar

13 Mayıs 2019 0 Yazar: Lider Atlası

Örgütsel davranış alanının, çeşitli araştırmacı ve teorisyenlerin katkıları ile gelişimini sürdürmekte olan bir alan olduğu ifade edilmişti. Tarihsel süreçte bireylerin davranışlarını veya grupların çeşitli yönlerini açıklamaya çalışan çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Örgütsel davranış alanına önemli katkılar sağlayan bu görüşlerden bazıları aşağıda kısaca açıklanmıştır.

İnsan İlişkileri akımının esasını oluşturan düşünce; daha yüksek verimliliğin, çalışanların tatmin duygusunun artırılması ile sağlanabileceğine olan inançtır. Bu bakımdan Dale Carnegie, Abraham Maslow ve  Douglas McGregor‘un açıklamaları önem kazanmaktadır. 

Carnegie, “Dost Kazanma ve İnsanları Etkileme Sanatı” (How to Win Friends And Influence People) isimli kitabında diğer insanlarla işbirliği geliştirme konusunda başarı sağlayabilecek yöntemler ve tavsiyelerden bahseder. Carnegie’nin kişilerin çabalarını takdir etme ve başkalarının yanlış olduğunu yüzlerine vurmama yönündeki tavsiyeleri insani özelliklerin ön planda tutulduğunu göstermektedir.

​İnsanın doğasına özgü kapsamlı açıklamalar getiren diğer bir teorisyen Maslow‘dur. Maslow, İhtiyaçlar Hiyerarşisi (Need Hierarchy Theory) olarak açıkladığı modelde her bir insanın yaşamları boyunca hissedecekleri ihtiyaçları beş kategoride toplamaktadır. Bu kategoriler hiyerarşik bir sıra içerisinde ele alınmaktadır. Aşağıdan yukarıya doğru sırasıyla

  1. Fizyolojik ihtiyaçlar (gıda, barınma vb. temel ihtiyaçlar),
  2. Güvenlik ihtiyaçları (güvende olma isteği),
  3. Sosyal İhtiyaçlar (diğerleri ile etkileşime geçebilme, ilişki kurabilme isteği),
  4. Saygı veya Değer ihtiyaçları (başkaları tarafından tanınmak ve saygı duyulması isteği),
  5. Kendini gerçekleştirme (başarı, kendi potansiyelini ortaya çıkarma vb.).

​Maslow, kişisel ihtiyaçları sözü edildiği gibi sınıflandırırken bu kategorilerin belirli bir sıralamaya tabi olduğunu, alt basamaktaki ihtiyaçların karşılanması ile bir üst basamaktaki ihtiyaçların eksikliğinin hissedileceğini ve insanların bu ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik çaba içerisinde olacağını ifade etmektedir. Maslow’un teorisini kabul eden yöneticilerin, örgütlerini ve yönetim uygulamalarını buna göre düzenledikleri görülmüştür.

​Ağırlıklı olarak çalışanların tutum ve davranışlarını açıklamak üzere öne sürdüğü varsayımları ile tanınan McGregor, örgütsel davranış alanına önemli katkılar sağlayan bir diğer teorisyendir. McGregor, X Teorisi adını verdiği varsayımı ile insanların iş yapmaktan hoşlanmadıklarını, sorumluluk almaktan kaçındıklarını ve etkin biçimde çalışmalarını sağlamak için yakından kontrol edilmeleri gerektiğini öne sürer. Y Teorisi adını verdiği varsayımı ile tam aksi yönde, çalışma ve yeni şeyler gerçekleştirme konusunda istekli, sorumluluk almaktan kaçınmayan, kendi kendini kontrol edebilen bir çalışan profili resmeder. Öyle ki Y Teorisi ile ifade edilen insanlar için çalışmak adeta dinlenmek, eğlenmek, oyun oynamak kadar doğaldır.

Grup üyeleri arasındaki ilişkileri açıklamak üzere geliştirdiği kavram ve modellerle örgütsel davranış alanının gelişimine katkı sağlayan bir diğer teorisyen Jacob L. Moreno‘dur. Adına “Sosyogram” (Sociogram) dediği bir model ile grup üyelerinin birbirleri ile olan etkileşimlerini tanımlamaktadır.

 Burrhus Frederic Skinner, yürüttüğü çeşitli araştırmaları ile örgütsel eğitim programları ve ödüllendirme sistemleri üzerinde önemli katkıları bulunmaktadır. Çalışanların ödüllendirilmeleri durumunda istenen davranışları gerçekleştirme konusunda daha büyük bir çaba içerisinde olacaklarını önermektedir. Ödüllendirilmeyen veya cezalandırılan davranışlar ise daha az tekrar etmektedir.

​Özellikle liderlik konularındaki araştırmaları ile tanınan Fred Fiedler, liderliğin kapsamlı bir teorisini geliştirmiştir. Bireylerin içsel liderlik özelliklerini ve hangi tür liderlik davranışının daha etkili olduğunu belirlemeye çalışmıştır.

Frederick Irving Herzberg ise çalışanların işlerinden beklentilerini anlamaya yönelik olarak sürdürdüğü araştırmaları ve motivasyon konusunda öne sürdüğü çift faktör teorisi ile önemli katkılar sağlamış bir akademisyendir. 

Çalışanların motivasyonu için işlerin yeniden dizayn edilerek çalışanların daha çeşitli işleri yapmasının önemini ortaya koymaktadır. Bugün iş zenginleştirme olarak anılan uygulamanın Herzberg‘in teorisine dayalı olduğu ifade edilebilir.

​Farklı disiplinlerdeki araştırmaları ile örgütsel davranış alanının gelişimine katkı sağlayan daha pek çok araştırmacı ve teorisyenden söz etmek mümkündür. Bu aşamada yüzeysel olarak bahsedilen teori ve modeller ilgili oldukları konular ele alınırken kapsamlı olarak açıklanacaktır.