Statü ve Rol

Statü, sosyal sistemlerde yer alan bireylerin çeşitli hak ve ödevlerinin toplamı olarak açıklanmaktadır. Başka bir tanıma göre; belirli bir sosyal sisteme aidiyeti bulunan bireyin diğer bireylerle karşılaştırmalı olarak farklı biçimde ifade edilen derecesi statü olarak açıklanabilir.  Örgütsel yapıdan örgüt içi ilişkilerin ve iş süreçlerinin nasıl belirleneceğine kadar bir çok konuda sosyal sistem ile etkileşime geçen bireyler için referans sağlamaktadır.  Çeşitli hak ve ödevlerden oluşan statü, kişilik özelliklerinden bağımsızdır. Bazı araştırmacılar statü kavramını, belirli bir sosyal grupta yer alan bireyin üstleneceği rollerin bütünü olarak tanımlamaktadırlar.

Statü kavramı açıklanırken genel olarak biçimsel statü ve biçimsel olmayan statü olarak iki türde incelenir. Örgütsel yapı içerisindea meşru biçimde saptanmış olan hak ve ödevler biçimsel statüyü teşkil eder. Örneğin belirli bir şirket bünyesindeki satın alma müdürü, yurtdışı operasyonları sorumlusu, denetleme kurulu üyesi gibi çeşitli statüler biçimsel statülerdir. Bireylerin içinde yer aldıkları toplumun sevgi ve saygısını kazanması ile toplum tarafından bu kişilere atfedilen sosyal derece  biçimsel olmayan statüdür. Biçimsel olmayan statüler için önceden herhangi bir kimse ya da organ tarafından belirlenmiş bir pozisyon veya ilişki biçimi söz konusu olmadığı gibi resmi anlamda herhangi bir tanınılırlık da söz konusu değildir.

​Statüler toplumun değer yargılarına ve diğer toplumsal özelliklere bağlı olarak farklı nitelikler kazanabilmektedir. Başka bir ifade ile toplumsal yapı, statüler üzerinde önemli bir belirleyicidir. Ancak genel anlamda statü konusunda yaş, cinsiyet, ekonomik durum, eğitim durumu gibi unsurlar etkili olabilmektedir.

 Rol

​Tiyatro sanatının temel kavramlarından olan rol kavramı, gerçek dünyada sosyal ilişkileri ve insan davranışlarını anlamada etkili bir görüş açısı kazanmamıza imkan vermektedir.  Shakespeare, sosyal hayatın dekoruyla, maskesiyle, havasıyla tıpkı bir tiyatro sahnesi gibi yaşandığını söyler. Hatta bu açıklamayı daha da ileri götürerek tıpkı tiyatroda olduğu gibi gerçek hayatımızdaki rolümüzü oynarken bu rolün gerektirdiği özel bir dilin kullanıldığını ileri sürmektedir.​ Gerçekten belirli bir ortamda benzer ilgi ve çabaları olan insanların ortak dil ve terimler oluşturdukları sıklıkla gözlenmektedir.

Rol de tıpkı statü gibi, sosyal sistemlerdeki davranış kalıpları hakkında bize önemli referans sağlamaktadır. Bununla birlikte birey ile sosyal sistemde yer alan diğer kişilerin ve bir bütün olarak bu sosyal sistemin kendisi ile arasındaki ilişkinin düzgün bir biçimde anlaşılması ve yorumlanmasına da katkı sunmaktadır. Rol ve statü kavramları için bireylerin örgüt içerisinde takınacakları tutum ve sergileyecekleri davranışlarını düzenleyen modeller oldukları söylenebilir. Bu açıklama statü ve rol kavramlarının neden örgütsel davranış alanının konusu içerisinde yer aldığını da cevaplama açısından önemlidir.  Birey, belirli bir örgüte veya sosyal sisteme katılmakla elde ettiği statü için tanınan hak ve ödevleri, yetki ve sorumlulukları yerine getirerek rolünü sergile. Rol ve statü, sadece bireylerin tutum ve davranışlarını düzenlemekle yetinmezler.  Aynı zamanda diğer bireylerin bu statü ve rol sahibi kişiler ile kurulacak ilişkiler için de davranış modeli oluşturabilmektedir. Dolayısıyla sosyal sistem içerisinde insanların tutum ve davranışlarını önemli ölçüde biçimlendirmeleri sebebiyle statü ve rol kavramları örgütsel davranış alanında incelenen temel kavramlar arasında yer almaktadır.

Düşünceni paylaş!

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.